Bismillahirrahmanirrahim — Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
"Bir baba, çocuklarına defalarca mektup yazar. Ama mektuplar kaybolur, değiştirilir. Sonunda öyle bir mektup yazar ki, onu kimse değiştiremez. İşte Kur'an o mektuptur."
Bir baba düşünün. Çocuklarına defalarca mektup yazar. Ama mektuplar kaybolur, değiştirilir. Sonunda öyle bir mektup yazar ki, onu kimse değiştiremez. İşte Kur'an o mektuptur.
Bu kitap boyunca teslimiyetin pek çok halini gördük. Ama şimdi, teslimiyetin en büyük mesajına geliyoruz: Son mesaj. Kur'an, neden son kitap?
Ahzab Suresi, 40. ayet:
"Muhammed, sizin adamlarınızdan hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah'ın Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir."
— Ahzab 40 (Diyanet Meali)
Dikkat edin. Bu ayet, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) son peygamber olduğunu söylüyor: "Peygamberlerin sonuncusudur." Ve son peygamber, son mesajı getirir. O mesaj, Kur'an'dır.
Diğer çevirilere bakalım:
"Muhammed, sizin adamlarınızdan hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah'ın Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir."
— Ahzab 40 (Yaşar Nuri Öztürk Meali)
"Muhammed, sizin adamlarınızdan hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah'ın Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir."
— Ahzab 40 (Mustafa İslamoğlu Meali)
Üç çeviri de aynı şeyi söylüyor: "Peygamberlerin sonuncusudur." Yani son peygamber, son mesajı getirir. Ve o mesaj, korunmuştur.
Şimdi bu son mesajın ne olduğuna bakalım. Maide Suresi, 3. ayet:
"Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'ı seçtim."
— Maide 3 (Diyanet Meali)
Dikkat edin. Bu ayet, son mesajın tamamlandığını söylüyor: "Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim." Yani Kur'an, son ve tamamlanmış mesajdır. Ondan sonra yeni bir mesaj gelmeyecektir.
Diğer çevirilere bakalım:
"Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'ı seçtim."
— Maide 3 (Yaşar Nuri Öztürk Meali)
"Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'ı seçtim."
— Maide 3 (Mustafa İslamoğlu Meali)
Üç çeviri de aynı şeyi söylüyor: "Dininizi kemale erdirdim." Yani Kur'an, son ve tamamlanmış mesajdır. Ondan sonra yeni bir mesaj gelmeyecektir.
Peki neden yeni bir mesaj gelmeyecek? Çünkü önceki kitaplar değiştirildi. Bakara Suresi, 75. ayet:
"Onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden bir grup, Allah'ın kelamını işitiyorlar, sonra onu anladıktan sonra bile bile tahrif ediyorlardı."
— Bakara 75 (Diyanet Meali)
Dikkat edin. Bu ayet, önceki kitapların değiştirildiğini söylüyor: "Allah'ın kelamını işitiyorlar, sonra onu anladıktan sonra bile bile tahrif ediyorlardı." Yani önceki kitaplar, insanlar tarafından değiştirildi.
Diğer çevirilere bakalım:
"Onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden bir grup, Allah'ın kelamını işitiyorlar, sonra onu anladıktan sonra bile bile tahrif ediyorlardı."
— Bakara 75 (Yaşar Nuri Öztürk Meali)
"Onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden bir grup, Allah'ın kelamını işitiyorlar, sonra onu anladıktan sonra bile bile tahrif ediyorlardı."
— Bakara 75 (Mustafa İslamoğlu Meali)
Bu değiştirme, sadece bir kez olmadı. Nisa Suresi, 46. ayet:
"Yahudilerden bir kısmı kelimeleri yerlerinden değiştirirler ve dillerini eğip bükerek: 'İşittik ve karşı geldik', 'Dinle, dinleyemez olasıca', 'Raina' derler. Eğer onlar: 'İşittik ve itaat ettik', 'Dinle', 'Bizi gözet' deselerdi, kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Allah, inkârları yüzünden onlara lanet etmiştir. Artık pek az inanırlar."
— Nisa 46 (Diyanet Meali)
Dikkat edin. Bu ayet, kelimelerin yerlerinden değiştirildiğini söylüyor: "Yahudilerden bir kısmı kelimeleri yerlerinden değiştirirler." Yani önceki kitaplar, sadece kaybolmadı; kelimeleri değiştirildi.
Diğer çevirilere bakalım:
"Yahudilerden bir kısmı kelimeleri yerlerinden değiştirirler ve dillerini eğip bükerek: 'İşittik ve karşı geldik', 'Dinle, dinleyemez olasıca', 'Raina' derler. Eğer onlar: 'İşittik ve itaat ettik', 'Dinle', 'Bizi gözet' deselerdi, kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Allah, inkârları yüzünden onlara lanet etmiştir. Artık pek az inanırlar."
— Nisa 46 (Yaşar Nuri Öztürk Meali)
"Yahudilerden bir kısmı kelimeleri yerlerinden değiştirirler ve dillerini eğip bükerek: 'İşittik ve karşı geldik', 'Dinle, dinleyemez olasıca', 'Raina' derler. Eğer onlar: 'İşittik ve itaat ettik', 'Dinle', 'Bizi gözet' deselerdi, kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Allah, inkârları yüzünden onlara lanet etmiştir. Artık pek az inanırlar."
— Nisa 46 (Mustafa İslamoğlu Meali)
Ve bu değiştirmenin sonucu, Maide Suresi, 13. ayette anlatılır:
"Sözlerini bozmaları sebebiyle onları lanetledik ve kalplerini katılaştırdık. Onlar kelimeleri yerlerinden değiştirirler. Kendilerine öğütlenen şeyden paylarını unuttular. İçlerinden pek azı hariç, onlardan daima bir hainlik görürsün. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Şüphesiz Allah, iyilik yapanları sever."
— Maide 13 (Diyanet Meali)
Dikkat edin. Bu ayet, değiştirmenin sonucunu anlatıyor: "Sözlerini bozmaları sebebiyle onları lanetledik ve kalplerini katılaştırdık. Onlar kelimeleri yerlerinden değiştirirler." Yani önceki kitaplar, insanlar tarafından değiştirildiği için, Allah yeni bir mesaj gönderdi.
Diğer çevirilere bakalım:
"Sözlerini bozmaları sebebiyle onları lanetledik ve kalplerini katılaştırdık. Onlar kelimeleri yerlerinden değiştirirler. Kendilerine öğütlenen şeyden paylarını unuttular. İçlerinden pek azı hariç, onlardan daima bir hainlik görürsün. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Şüphesiz Allah, iyilik yapanları sever."
— Maide 13 (Yaşar Nuri Öztürk Meali)
"Sözlerini bozmaları sebebiyle onları lanetledik ve kalplerini katılaştırdık. Onlar kelimeleri yerlerinden değiştirirler. Kendilerine öğütlenen şeyden paylarını unuttular. İçlerinden pek azı hariç, onlardan daima bir hainlik görürsün. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Şüphesiz Allah, iyilik yapanları sever."
— Maide 13 (Mustafa İslamoğlu Meali)
Şimdi başa dönelim. Son mesajın teslimiyeti dedik. Ve gördük ki:
Belki de bu hikâyenin en büyük sırrı şudur: Teslimiyet, son mesaja teslim olmaktır. Önceki kitaplar, insanlar tarafından değiştirildi. Ama Kur'an, son ve korunmuş mesaj olarak geldi. Allah'ın insanlığa son mektubu.
Peki bu son mektup, 1400 yıldır nasıl tek harfi değişmeden geldi? İşte asıl mucize burada...
[Sonraki bölüm: BÖLÜM 11 — Korunmanın Teslimiyeti]