☰ Ana Sayfa
Bölüm 16

BÖLÜM 16 — "OL"UN TESLİMİYETİ (HİÇBİR ŞEY TESADÜF DEĞİL)

"Bir kelime düşünün: 'Ol!' Bu tek kelime, evrenin yaratılışının anahtarıdır. Gökler, yerler, sen, ben — hepsi bu kelimeyle var oldu."

❖

Bir kelime düşünün. Tek bir kelime. İki harf. "Ol."

Bu kelime, evrenin yaratılışının anahtarıdır. Kur'an, bu kelimeyi defalarca tekrarlar. Ve her tekrarda, aynı gerçeği vurgular: Hiçbir şey tesadüf değildir. Her şey, Allah'ın "Ol" emriyle olur.

Yasin Suresi, 82. ayet:

"Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri sadece 'Ol!' demektir, o da hemen oluverir."

— Yasin 82 (Diyanet Meali)

"Oluverir." Dikkat edin. Arada geçen süre yok. Arada zorluk yok. Arada tesadüf yok. Sadece "Ol" ve oluverir.

Diğer çeviriler:

"Bir şeyi dilediğinde, O'nun emri o şeye sadece 'Ol!' demektir; o da hemen oluverir."

— Yasin 82 (Yaşar Nuri Öztürk Meali)

"Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri sadece ona 'Ol!' demektir; o da hemen oluverir."

— Yasin 82 (Mustafa İslamoğlu Meali)

❖

Bu gerçek, Kur'an'da defalarca tekrarlanır. Bakara Suresi, 117. ayet:

"Gökleri ve yeri yoktan var edendir. Bir şeyin olmasını dilediğinde, ona sadece 'Ol!' der, o da hemen oluverir."

— Bakara 117 (Diyanet Meali)

Nahl Suresi, 40. ayet:

"Biz bir şeyi dilediğimizde, ona sözümüz sadece 'Ol!' dememizdir; o da hemen oluverir."

— Nahl 40 (Diyanet Meali)

Üç ayet, aynı gerçek: "Ol" emri, yaratılışın yasasıdır. Gökler, yerler, yıldızlar, denizler, sen, ben — hepsi bu emirle var oldu.

❖

Peki "tesadüf" kelimesi Kur'an'da var mı? Hayır. Kur'an, tesadüf yerine "ölçü" diyor. Kamer Suresi, 49. ayet:

"Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık."

— Kamer 49 (Diyanet Meali)

"Her şeyi bir ölçüye göre." Yani evrende hiçbir şey rastgele değil. Her şeyin bir ölçüsü, bir yeri, bir zamanı var. Tesadüf, ölçüsüzlüktür. Kur'an ise her şeyin ölçülü olduğunu söylüyor.

Diğer çeviriler:

"Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık."

— Kamer 49 (Yaşar Nuri Öztürk Meali)

"Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık."

— Kamer 49 (Mustafa İslamoğlu Meali)

❖

Hadid Suresi, 22. ayet, bu ölçüyü daha da ileri götürüyor:

"Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde meydana gelen hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce bir kitapta yazmış olmayalım. Şüphesiz bu, Allah'a kolaydır."

— Hadid 22 (Diyanet Meali)

Bu ayet, tesadüfün en büyük iddiasını çürütüyor. "Başıma gelenler tesadüftü" diyenlere, Kur'an şöyle diyor: Hayır. Başına gelen hiçbir şey, yaratılmadan önce yazılmamış değildir. Her şey bir kitapta, bir ölçüyle.

Diğer çeviriler:

"Yeryüzünde ve kendi benliklerinizde meydana gelen hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce bir kitapta yazmış olmayalım. Doğrusu bu, Allah için çok kolaydır."

— Hadid 22 (Yaşar Nuri Öztürk Meali)

"Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde meydana gelen hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce bir kitapta yazmış olmayalım. Şüphesiz bu, Allah'a kolaydır."

— Hadid 22 (Mustafa İslamoğlu Meali)

❖

Ve Enam Suresi, 59. ayet, her şeyin Allah'ın bilgisi dahilinde olduğunu söylüyor:

"Gaybın anahtarları O'nun yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez. Karada ve denizde olan her şeyi bilir. O'nun bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. Toprağın karanlıklarındaki tek bir tane, yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki, apaçık bir kitapta olmasın."

— Enam 59 (Diyanet Meali)

"O'nun bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez." Bir yaprağın düşüşü bile tesadüf değil. Peki ya senin hayatın? Senin doğumun, karşılaştığın insanlar, yaşadığın olaylar? Hepsi bir ölçüyle, bir kitapta.

Diğer çeviriler:

"Gaybın anahtarları O'nun yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez. Karada ve denizde olan her şeyi bilir. O'nun bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. Toprağın karanlıklarındaki tek bir tane, yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki, apaçık bir kitapta olmasın."

— Enam 59 (Yaşar Nuri Öztürk Meali)

"Gaybın anahtarları O'nun yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez. Karada ve denizde olan her şeyi bilir. O'nun bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. Toprağın karanlıklarındaki tek bir tane, yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki, apaçık bir kitapta olmasın."

— Enam 59 (Mustafa İslamoğlu Meali)

❖

Şimdi başa dönelim. "Ol"un teslimiyeti dedik. Ve gördük ki:

Belki de "tesadüf" kelimesi, insanın en büyük yanılgısıdır. Çünkü tesadüf, "hiçbir şeyin sahibi yok" demektir. Ama Kur'an, her şeyin bir sahibi olduğunu söylüyor. Ve sahibi olan bir dünyada, hiçbir şey tesadüf değildir.

"Ol" diyen bir Rabbe teslim olan bir kalp, artık hiçbir şeyden korkmaz. Çünkü bilir ki: Başına gelen her şey, bir ölçüyle gelmiştir. Ve o ölçüyü koyan, onu seven Rabbidir.

Ve böylece, "Ol" diyen bir Rabbe teslim olan bir kalp, artık hiçbir şeyden korkmaz...

❖

[Sonraki bölüm: BÖLÜM 17 — Faydanın Teslimiyeti (Yaradan'ın Kullara Faydaları ve O'suz Olanların Hali)]