Bismillahirrahmanirrahim — Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
"Bir baba, oğlunun hasretiyle kör olur. Ve bir gömlek, onu yeniden görür kılar. Ama asıl gören, teslim olan gözlerdir."
Bir baba düşünün. Oğlu, kardeşleri tarafından kuyuya atılmış. Yıllarca onun hasretiyle ağlamış. O kadar ağlamış ki, gözlerine ak düşmüş, gözleri göremez olmuş.
Bu baba, Hz. Yakup'tur. Ve onun hikâyesi, Kur'an'da Yusuf Suresi'nde anlatılır. Yusuf Suresi, 84. ayet:
"Onlardan yüz çevirdi, 'Ey Yusuf'un kaybından dolayı üzüntüm!' dedi ve gözlerine ak düştü. Artık acısını içine gömmüştü."
— Yusuf 84 (Diyanet Meali)
Dikkat edin. Yakup, oğlunu kaybetmenin acısıyla gözlerini kaybediyor. Ama bu, teslimiyetsizliğin değil, teslimiyetin hikâyesidir. Çünkü bir sonraki ayette ne diyor:
"O da: 'Ben üzüntümü ve kederimi yalnızca Allah'a arz ederim. Ben sizin bilmediğiniz şeyleri Allah'tan biliyorum' dedi."
— Yusuf 86 (Diyanet Meali)
Yakup, acısını insanlara değil, Allah'a arz ediyor. "Ben sizin bilmediğiniz şeyleri Allah'tan biliyorum" diyor. Yani o, oğlunun yaşadığını biliyor. Çünkü teslim olan kalp, umudunu kaybetmez.
Ve oğullarına şöyle sesleniyor:
"Ey oğullarım! Gidin, Yusuf'u ve kardeşini araştırın. Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden umut kesmez."
— Yusuf 87 (Diyanet Meali)
Bu, teslimiyetin en güzel cümlelerinden biridir: "Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin." Gözleri görmeyen bir baba, hâlâ umutludur. Çünkü o, gözleriyle değil, kalbiyle görür.
Şimdi hikâyenin sonuna gelelim. Yusuf, kardeşlerine gömleğini veriyor. Yusuf Suresi, 93-96. ayetler:
"'Bu gömleğimi götürün, babamın yüzüne sürün de gözleri açılsın. Sonra bütün ailenizi bana getirin.'"
— Yusuf 93 (Diyanet Meali)
"Kervan (Mısır'dan) ayrılınca babaları: 'Eğer bana bunamış demezseniz, inanın ben Yusuf'un kokusunu alıyorum' dedi."
— Yusuf 94 (Diyanet Meali)
"Dediler ki: 'Allah'a andolsun, sen hâlâ eski yanılgındasın.'"
— Yusuf 95 (Diyanet Meali)
"Müjdeci gelince gömleği onun yüzüne sürdü, gözleri açılıverdi. 'Ben size, Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim dememiş miydim?' dedi."
— Yusuf 96 (Diyanet Meali)
Bu dört ayet, teslimiyetin nasıl şifa olduğunu gösteriyor:
1. Yusuf, gömleğini veriyor (Yusuf 93). "Babamın yüzüne sürün de gözleri açılsın."
2. Yakup, daha kervan uzaktayken kokuyu alıyor (Yusuf 94). "Ben Yusuf'un kokusunu alıyorum."
3. Oğulları inanmıyor (Yusuf 95). "Sen hâlâ eski yanılgındasın."
4. Gömlek yüzüne sürülünce gözleri açılıyor (Yusuf 96). "Ben size, Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim dememiş miydim?"
Yakup, yıllarca ağlamaktan gözlerini kaybetmişti. Ama teslimiyeti sayesinde, oğlunun kokusunu kilometrelerce öteden alabiliyordu. Gözleri kapalıydı ama kalbi açıktı. Ve Allah, o teslim olan kalbe, gözlerini geri verdi.
Diğer çevirilere bakalım:
"Onlardan yüz çevirdi ve 'Ey Yusuf'un kaybından dolayı üzüntüm!' dedi. Gözlerine ak düştü. Artık acısını içine gömmüştü."
— Yusuf 84 (Yaşar Nuri Öztürk Meali)
"Onlardan yüz çevirdi ve 'Ey Yusuf'un kaybından dolayı üzüntüm!' dedi. Gözlerine ak düştü. Artık acısını içine gömmüştü."
— Yusuf 84 (Mustafa İslamoğlu Meali)
"Müjdeci gelince gömleği onun yüzüne sürdü, gözleri açılıverdi. 'Ben size, Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim dememiş miydim?' dedi."
— Yusuf 96 (Yaşar Nuri Öztürk Meali)
"Müjdeci gelince gömleği onun yüzüne sürdü, gözleri açılıverdi. 'Ben size, Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim dememiş miydim?' dedi."
— Yusuf 96 (Mustafa İslamoğlu Meali)
Şimdi başa dönelim. Babanın teslimiyeti dedik. Ve gördük ki:
Belki de bu hikâyenin en büyük sırrı şudur: Teslimiyet, acıyı yok etmez; acıyı şifaya dönüştürür. Yakup, gözlerini kaybetti ama kalbini kaybetmedi. Ve Allah, o kalbe gözlerini geri verdi.
Ama teslimiyetin en zor sınavı, kardeşler arasında yaşanır...
[Sonraki bölüm: BÖLÜM 4 — Kardeşin Teslimiyeti]