Bismillahirrahmanirrahim — Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
"Bir kadın, bir erkeğe delicesine âşıktır. Erkek, zindanı onun kollarına tercih eder. Hangisi daha büyük teslimiyettir?"
Bir genç düşünün. Köle olarak satılmış. Bir sarayda, güçlü bir adamın evinde yaşıyor. Ve o adamın karısı, gence delicesine tutuluyor. Kapıları kilitliyor. Onu kendine çağırıyor.
Bu genç, Hz. Yusuf'tur. Ve bu hikâye, Kur'an'da Yusuf Suresi'nde anlatılır. Yusuf Suresi, 23-29. ayetler:
"Evinde bulunduğu kadın onu kendine çağırdı, kapıları sıkıca kapadı ve 'Haydi gelsene!' dedi. Yusuf: 'Allah'a sığınırım, o benim efendimdir, bana iyi davrandı. Şüphesiz ki zalimler iflah olmaz' dedi."
— Yusuf 23 (Diyanet Meali)
"Andolsun ki kadın ona meyletti. Eğer Rabbinin delilini görmeseydi o da ona meyletmişti. İşte böylece biz ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırdık. Çünkü o, ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandı."
— Yusuf 24 (Diyanet Meali)
"İkisi de kapıya koştular. Kadın onun gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında kadının efendisine rastladılar. Kadın: 'Senin ailene kötülük yapmak isteyenin cezası, zindana atılmaktan veya acı bir azaptan başka ne olabilir!' dedi."
— Yusuf 25 (Diyanet Meali)
"Yusuf: 'O, beni kendine çağırdı' dedi. Kadının ailesinden bir şahit de şöyle şahitlik etti: 'Eğer gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğru söylemiştir, Yusuf yalancılardandır.'"
— Yusuf 26 (Diyanet Meali)
"'Eğer gömleği arkadan yırtılmışsa, kadın yalan söylemiştir, Yusuf doğru söyleyenlerdendir.'"
— Yusuf 27 (Diyanet Meali)
"Kocası gömleğin arkadan yırtılmış olduğunu görünce: 'Şüphesiz bu, sizin tuzağınızdır. Gerçekten sizin tuzağınız büyüktür' dedi."
— Yusuf 28 (Diyanet Meali)
"'Ey Yusuf! Sen bundan vazgeç. (Ey kadın!) Sen de günahının bağışlanmasını dile. Çünkü sen günahkârlardan oldun.'"
— Yusuf 29 (Diyanet Meali)
Bu ayetlerde teslimiyetin en yüksek makamı görünüyor: Nefsine hükmeden teslimiyet.
Yusuf, yalnız. Kapılar kilitli. Kimse görmüyor. Kadın, onu kendine çağırıyor. Ve Yusuf ne diyor? "Allah'a sığınırım."
Dikkat edin. Yusuf, "Ben iyi bir insanım" demiyor. "Ben günah işlemem" demiyor. O, Allah'a sığınıyor. Çünkü o, nefsinin değil, Rabbinin emrinde. Ve ayet bunu açıkça söylüyor: "Eğer Rabbinin delilini görmeseydi o da ona meyletmişti." Yani Yusuf, melek değil; o da bir insan. Ama teslimiyeti, onu koruyor.
Diğer çevirilere bakalım:
"Evinde kaldığı kadın onu kendine çağırdı, kapıları sıkıca kapadı ve 'Haydi gelsene!' dedi. Yusuf: 'Allah'a sığınırım, o benim efendimdir, bana iyi davrandı. Şüphesiz ki zalimler iflah olmaz' dedi."
— Yusuf 23 (Yaşar Nuri Öztürk Meali)
"Evinde kaldığı kadın onu kendine çağırdı, kapıları sıkıca kapadı ve 'Haydi gelsene!' dedi. Yusuf: 'Allah'a sığınırım, o benim efendimdir, bana iyi davrandı. Şüphesiz ki zalimler iflah olmaz' dedi."
— Yusuf 23 (Mustafa İslamoğlu Meali)
Üç çeviri de aynı cümleyi veriyor: "Allah'a sığınırım." Bu, teslimiyetin refleksidir. Günah kapıda beklerken, teslim olan kalp önce Allah'a sığınır.
Şimdi şehirde neler olduğuna bakalım. Yusuf Suresi, 30-35. ayetler:
"Şehirdeki bazı kadınlar: 'Azizin karısı, delikanlısının nefsinden murat almak istiyormuş. Yusuf'un sevgisi onun kalbine işlemiş. Biz onu gerçekten açık bir sapıklık içinde görüyoruz' dediler."
— Yusuf 30 (Diyanet Meali)
"Kadın, onların dedikodularını işitince onları davet etti; onlar için dayanacakları yerler hazırladı. Her birine bir bıçak verdi. (Sonra Yusuf'a): 'Çık karşılarına!' dedi. Kadınlar onu görünce onu pek büyüttüler ve şaşkınlıkla ellerini kestiler. 'Hâşâ, Allah için, bu bir insan değildir; bu ancak şerefli bir melektir' dediler."
— Yusuf 31 (Diyanet Meali)
"Kadın: 'İşte hakkında beni kınadığınız kişi budur. Ben onun nefsinden murat almak istedim. Fakat o iffetinden dolayı (bundan kaçındı). Andolsun, eğer emrettiğimi yapmazsa, mutlaka zindana atılacak ve kesinlikle zillete uğrayanlardan olacaktır' dedi."
— Yusuf 32 (Diyanet Meali)
"Yusuf: 'Rabbim! Bana zindan, bunların beni çağırdığı şeyden daha sevimlidir. Eğer onların tuzaklarını benden uzaklaştırmazsan, onlara meyleder ve cahillerden olurum' dedi."
— Yusuf 33 (Diyanet Meali)
"Rabbi onun duasını kabul etti ve onların tuzaklarını ondan uzaklaştırdı. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir."
— Yusuf 34 (Diyanet Meali)
"Sonra onlar, delilleri gördükleri halde yine de onu bir süre zindana atmayı uygun gördüler."
— Yusuf 35 (Diyanet Meali)
Bu ayetlerde teslimiyetin bedeli görünüyor. Yusuf, günaha teslim olmadı. Ama bu, onu zindandan kurtarmadı. Tam tersine, zindana attırdı. Yusuf'un tercihi şuydu: "Rabbim! Bana zindan, bunların beni çağırdığı şeyden daha sevimlidir."
Düşünün. Bir genç, önünde iki seçenek var: Günah ve zindan. Günah, kısa bir zevk. Zindan, yıllarca sürecek bir acı. Ve genç, zindanı seçiyor. Çünkü o, nefsine değil, Rabbine teslim olmuş. Ve teslim olan kalp için, günahın kısa zevki, zindanın uzun acısından daha ağırdır.
Diğer çevirilere bakalım:
"Yusuf dedi ki: 'Rabbim! Zindan bana, bunların beni çağırdığı şeyden daha sevimlidir. Eğer onların tuzağını benden uzaklaştırmazsan, onlara meyleder ve cahillerden olurum.'"
— Yusuf 33 (Yaşar Nuri Öztürk Meali)
"Yusuf dedi ki: 'Rabbim! Zindan bana, bunların beni çağırdığı şeyden daha sevimlidir. Eğer onların tuzağını benden uzaklaştırmazsan, onlara meyleder ve cahillerden olurum.'"
— Yusuf 33 (Mustafa İslamoğlu Meali)
Ve yıllar sonra, gerçek ortaya çıkıyor. Yusuf Suresi, 51-53. ayetler:
"(Kral): 'Gerçeği söyleyin, o zaman Yusuf'un nefsinden murat almak istediğinizde ne yaptınız?' dedi. Kadınlar: 'Hâşâ! Allah için, biz onun bir kötülüğünü bilmiyoruz' dediler. Azizin karısı: 'Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ben onun nefsinden murat almak istemiştim. Şüphesiz o doğru söyleyenlerdendir' dedi."
— Yusuf 51 (Diyanet Meali)
"(Yusuf:) 'Böylece o (aziz), yokluğunda ona ihanet etmediğimi ve Allah'ın hainlerin hilesini başarıya ulaştırmayacağını bilsin' dedi."
— Yusuf 52 (Diyanet Meali)
"Ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü Rabbimin merhamet ettiği hariç, nefis aşırı derecede kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."
— Yusuf 53 (Diyanet Meali)
Bu üç ayet, teslimiyetin en derin itirafını içeriyor. Züleyha, yıllar sonra gerçeği söylüyor: "Ben onun nefsinden murat almak istemiştim. Şüphesiz o doğru söyleyenlerdendir." Yani Yusuf'un iffetini, onu zindana atan kadın bile doğruluyor.
Ve Yusuf'un cevabı: "Ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü Rabbimin merhamet ettiği hariç, nefis aşırı derecede kötülüğü emreder."
Dikkat edin. Yusuf, "Ben masumum" demiyor. "Ben nefsimi temize çıkarmam" diyor. Çünkü teslimiyetin en yüksek makamı, nefsini temize çıkarmak değil; nefsini Rabbine teslim etmektir. Yusuf, zindanı seçtiği için değil, nefsini Allah'a teslim ettiği için yüceldi.
Şimdi başa dönelim. İffetin teslimiyeti dedik. Ve gördük ki:
Belki de bu hikâyenin en büyük sırrı şudur: Teslimiyet, nefsini yenmek değil; nefsini Rabbine teslim etmektir. Yusuf, günahı yenmedi; günahın karşısında Rabbine sığındı. Ve Allah, onu hem zindandan hem de iftira zindanından çıkardı.
Teslimiyet bazen bir kadının yalnız duruşunda görünür...
[Sonraki bölüm: BÖLÜM 6 — Adanmışlığın Teslimiyeti]