Bismillahirrahmanirrahim — Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
"Bir kraliçe, bir mektup yüzünden tahtını sorgular. Ve hakikati görünce, tahtından vazgeçer."
Bir kraliçe düşünün. Güçlü bir ülkenin yöneticisi. Her şeye sahip: tahta, hazineye, orduya. Ve bir gün, bir kuş ona bir haber getiriyor. O haber, onun tüm hayatını değiştiriyor.
Bu kraliçe, Sebe melikesi Belkıs'tır. Ve bu hikâye, Kur'an'da Neml Suresi'nde anlatılır. Neml Suresi, 22-26. ayetler:
"Çok geçmeden Hüdhüd geldi ve: 'Ben, senin bilmediğin bir şeyi öğrendim. Sebe'den sana çok doğru bir haber getirdim' dedi."
— Neml 22 (Diyanet Meali)
"'Gerçekten, onlara hükmeden, kendisine her şeyden verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadın buldum.'"
— Neml 23 (Diyanet Meali)
"'Onu ve kavmini, Allah'ı bırakıp güneşe secde eder buldum. Şeytan onlara yaptıklarını süslü göstermiş ve onları doğru yoldan alıkoymuş. Bu yüzden doğru yolu bulamıyorlar.'"
— Neml 24 (Diyanet Meali)
"'Göklerde ve yerde gizli olanı ortaya çıkaran, gizlediğinizi ve açıkladığınızı bilen Allah'a secde etmesinler diye (şeytan onları yoldan çıkarmış).'"
— Neml 25 (Diyanet Meali)
"'Kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah'a secde etsinler. O, büyük Arş'ın Rabbidir.'"
— Neml 26 (Diyanet Meali)
Bu ayetlerde teslimiyetin başlangıcı görünüyor. Belkıs, güneşe secde eden bir kavmin kraliçesi. Ama bir kuşun getirdiği haber, ona bir gerçeği hatırlatıyor: "Kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah'a secde etsinler."
Şimdi Belkıs'ın ne yaptığına bakalım. Neml Suresi, 32-35. ayetler:
"Belkıs: 'Ey ileri gelenler! Bu işimde bana görüş bildirin. Siz hazır olmadıkça hiçbir işte kesin karar vermem' dedi."
— Neml 32 (Diyanet Meali)
"Dediler ki: 'Biz güçlü ve çetin savaşçılarız. Ama emir senindir. Sen ne yapacağını düşün.'"
— Neml 33 (Diyanet Meali)
"Belkıs: 'Doğrusu hükümdarlar bir ülkeye girdiklerinde orayı bozarlar ve halkının ileri gelenlerini zillete uğratırlar. İşte böyle yaparlar' dedi."
— Neml 34 (Diyanet Meali)
"'Ben onlara bir hediye göndereceğim ve elçilerin ne ile döneceğine bakacağım.'"
— Neml 35 (Diyanet Meali)
Dikkat edin. Belkıs, bir kraliçe olarak akıllıca davranıyor. Savaşmak yerine, hediye gönderiyor. Ama asıl önemli olan, onun kalbindeki değişim. O, hakikati duyduğunda kapatmıyor; sorguluyor. Ve bu sorgulama, onu teslimiyete götürecek.
Diğer çevirilere bakalım:
"Belkıs dedi ki: 'Ey ileri gelenler! Bu işimde bana görüş bildirin. Siz hazır olmadıkça hiçbir işte kesin karar vermem.'"
— Neml 32 (Yaşar Nuri Öztürk Meali)
"Belkıs dedi ki: 'Ey ileri gelenler! Bu işimde bana görüş bildirin. Siz hazır olmadıkça hiçbir işte kesin karar vermem.'"
— Neml 32 (Mustafa İslamoğlu Meali)
Şimdi hikâyenin sonuna gelelim. Belkıs, Süleyman'ın yanına geliyor. Neml Suresi, 42-44. ayetler:
"Belkıs gelince: 'Senin tahtın böyle miydi?' denildi. O da: 'Sanki bu odur. Bize daha önce bilgi verilmişti ve biz teslim olmuştuk' dedi."
— Neml 42 (Diyanet Meali)
"Onu, Allah'ı bırakıp taptığı şeyler alıkoymuştu. Çünkü o, kâfir bir kavimdendi."
— Neml 43 (Diyanet Meali)
"Ona: 'Köşke gir!' denildi. Köşkü görünce onu derin bir su sandı ve eteğini topladı. Süleyman: 'Bu, billurdan döşenmiş bir köşktür' dedi. Belkıs: 'Rabbim! Ben kendime zulmettim. Süleyman'la birlikte âlemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum' dedi."
— Neml 44 (Diyanet Meali)
Bu ayetlerde teslimiyetin en büyük zaferi görünüyor. Belkıs, tahtını sorguluyor. Ve hakikati görünce, tahtından vazgeçiyor. "Rabbim! Ben kendime zulmettim. Süleyman'la birlikte âlemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum."
Dikkat edin. Belkıs, "Ben kendime zulmettim" diyor. Bir kraliçe, kendi tahtına, kendi gücüne, kendi saltanatına "zulüm" diyor. Çünkü o, güneşe secde etmenin, asıl güce secde etmemek olduğunu anlıyor. Ve teslimiyeti, onu tahtından vazgeçiriyor.
Diğer çevirilere bakalım:
"Belkıs dedi ki: 'Rabbim! Ben kendime zulmettim. Süleyman'la birlikte âlemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum.'"
— Neml 44 (Yaşar Nuri Öztürk Meali)
"Belkıs dedi ki: 'Rabbim! Ben kendime zulmettim. Süleyman'la birlikte âlemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum.'"
— Neml 44 (Mustafa İslamoğlu Meali)
Şimdi başa dönelim. Kraliçenin teslimiyeti dedik. Ve gördük ki:
Belki de bu hikâyenin en büyük sırrı şudur: Teslimiyet, makam ve saltanata üstün gelir. Belkıs, her şeye sahipti. Ama hakikati görünce, her şeyi bıraktı. Çünkü teslim olan kalp, tahtın değil, Rabb'in huzurunda eğilir.
Ama teslimiyetin en gündelik hali, iki eşin arasında saklıdır...
[Sonraki bölüm: BÖLÜM 8 — Eşin Teslimiyeti]